Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yürütmüş olduğu bir araştırma neticesinde, ülke genelinde;
Yapımı devam eden camilerin % 81’inin ruhsatsız olduğu,
Son yıllarda yapılmış olanların %55’inin mimari projelerinin olmadığı,
%64,4’ünün betonarme projesinin olmadığı,
Afet bölgelerindeki camilerin ise % 82,2’sinin ilgili yönetmeliklere uygun inşa edilmediği
Ankara, Kayseri, İzmir, Antalya, Muğla ve Karaman’da çıkan fırtınalarda yıkılan toplam 13 minarenin inşaat ruhsatlarının bulunmadığı,
17 Ağustos Marmara - 12 Kasım Düzce - Çankırı & Ankara - Afyon & Konya depremlerinde
1304 caminin hasar gördüğünü,
881 minarenin yıkıldığını,
depremde hasar gören camilerde 116,707,247 TL hasar meydana geldiğini…
Bilmiyor muydunuz?

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yürütmüş olduğu bir araştırma neticesinde, ülke genelinde;

Yapımı devam eden camilerin % 81’inin ruhsatsız olduğu,

Son yıllarda yapılmış olanların %55’inin mimari projelerinin olmadığı,

%64,4’ünün betonarme projesinin olmadığı,

Afet bölgelerindeki camilerin ise % 82,2’sinin ilgili yönetmeliklere uygun inşa edilmediği

Ankara, Kayseri, İzmir, Antalya, Muğla ve Karaman’da çıkan fırtınalarda yıkılan toplam 13 minarenin inşaat ruhsatlarının bulunmadığı,

17 Ağustos Marmara - 12 Kasım Düzce - Çankırı & Ankara - Afyon & Konya depremlerinde

1304 caminin hasar gördüğünü,

881 minarenin yıkıldığını,

depremde hasar gören camilerde 116,707,247 TL hasar meydana geldiğini…

Bilmiyor muydunuz?

Bu caminin adını ve yerini bilmiyorum. Üzerinde “Yeni Cami” yazıyor ve Doğru Karadeniz’de olduğunu biliyorum o kadar. Ancak ben bu camiye “Turuncu Kartal” ismini verdim.
Yüksek ihtimal caminin görevlisinin arabası bu.
Şimdi “Böyle çok cami var, neden bunu koydun ki?” diye sorabilirsiniz. Olsun sorun tabii. Cevabı var.
Yanındaki bina ve yeni cami arasındaki karşılaştırmayı yapmak için tabii ki.
Sağdaki bina ne kadar samimi. Eski olduğundan değil samimi olduğundan dem vuruyorum. Bakınız tüm yapım tekniği ile ortada. O kadar da kibar ki. Yeni cami eğer ateş tuğlası şeklinde bırakılsa ne kadar çirkin gözükecek. O yüzden sıvanmış ve boyanmış. Minareye sözüm bile yok. Var olmak için var. Olmazsa olmaz diye metalden konmuş.
İbadet mekanının samimiliğinin bir değeri vardır. Ufak bir köyün yani ufak bir cemaatin camisi olabilir bu. Ne var bunda? Hatta sağdaki bina belki de yeterli geliyordur. işte o zaman bu yapım tekniği samimiyetinin ve tabii yerelliğin katma değeri bile belli olur. Bu siteye ibretlik değil, değerli olduğu için konuk olurdu. Belki de yandaki ev konut, cami bile değil, belki de yıkıldı da bu yapıldı. Kim bilir?
Kısaca, ne zaman ki camilerimiz için gösterişi bir kenara bırakırız, o zaman daha iyi ve değerli camiler ortaya koymak gibi doğrulara kavuşuruz gibi geliyor bana.

Bu caminin adını ve yerini bilmiyorum. Üzerinde “Yeni Cami” yazıyor ve Doğru Karadeniz’de olduğunu biliyorum o kadar. Ancak ben bu camiye “Turuncu Kartal” ismini verdim.

Yüksek ihtimal caminin görevlisinin arabası bu.

Şimdi “Böyle çok cami var, neden bunu koydun ki?” diye sorabilirsiniz. Olsun sorun tabii. Cevabı var.

Yanındaki bina ve yeni cami arasındaki karşılaştırmayı yapmak için tabii ki.

Sağdaki bina ne kadar samimi. Eski olduğundan değil samimi olduğundan dem vuruyorum. Bakınız tüm yapım tekniği ile ortada. O kadar da kibar ki. Yeni cami eğer ateş tuğlası şeklinde bırakılsa ne kadar çirkin gözükecek. O yüzden sıvanmış ve boyanmış. Minareye sözüm bile yok. Var olmak için var. Olmazsa olmaz diye metalden konmuş.

İbadet mekanının samimiliğinin bir değeri vardır. Ufak bir köyün yani ufak bir cemaatin camisi olabilir bu. Ne var bunda? Hatta sağdaki bina belki de yeterli geliyordur. işte o zaman bu yapım tekniği samimiyetinin ve tabii yerelliğin katma değeri bile belli olur. Bu siteye ibretlik değil, değerli olduğu için konuk olurdu. Belki de yandaki ev konut, cami bile değil, belki de yıkıldı da bu yapıldı. Kim bilir?

Kısaca, ne zaman ki camilerimiz için gösterişi bir kenara bırakırız, o zaman daha iyi ve değerli camiler ortaya koymak gibi doğrulara kavuşuruz gibi geliyor bana.

Isparta Senirkent Hacı Hasan Camisi ilgili haberden alıntı:
——-
Yüksek Mimar Hayati Binler, ilk kez uyguladığı külahlı örtü sistemi ile cami mimarisine yeni bir yorum getirdi. Üzerinde yıllarca çalışılarak meydana getirilen sekizgen piramidal külah örtü modeli, ilk kez Isparta’nın Senirkent ilçesinde Hacı Hasan Camii’nde uygulandı.
Türkiye ve dünya camileri üzerinde araştırmalar yapan Edirne Vakıflar Bölge Müdürü ve Yüksek Mimar Hayati Binler, cami mimarisinde taklit ve kopyadan kurtulmak için yeni bir model geliştirdi.
Sekizgen piramidal külah örtü modelinin ilk kez uygulandığı Isparta Senirkent Hacı Hasan Camii, yer sıkıntısı nedeniyle 100 metrekarelik alana sahip. Cami 200 kişilik cemaat kapasitesi sahip. Kadınlar mahfili ve son cemaat bölümünün olmadığı caminin uygun alanlarda 16 bin kişilik kapasiteye kadar uygulanacak modelleri bulunuyor.
Projenin mimarı Hayati Binler, Türkiye’deki camilerde 15-20 civarında model bulunduğunu belirterek kendisinin cami mimarisine çağdaş bir yorum getirdiğini söyledi.
——

Isparta Senirkent Hacı Hasan Camisi ilgili haberden alıntı:

——-

Yüksek Mimar Hayati Binler, ilk kez uyguladığı külahlı örtü sistemi ile cami mimarisine yeni bir yorum getirdi. Üzerinde yıllarca çalışılarak meydana getirilen sekizgen piramidal külah örtü modeli, ilk kez Isparta’nın Senirkent ilçesinde Hacı Hasan Camii’nde uygulandı.

Türkiye ve dünya camileri üzerinde araştırmalar yapan Edirne Vakıflar Bölge Müdürü ve Yüksek Mimar Hayati Binler, cami mimarisinde taklit ve kopyadan kurtulmak için yeni bir model geliştirdi.

Sekizgen piramidal külah örtü modelinin ilk kez uygulandığı Isparta Senirkent Hacı Hasan Camii, yer sıkıntısı nedeniyle 100 metrekarelik alana sahip. Cami 200 kişilik cemaat kapasitesi sahip. Kadınlar mahfili ve son cemaat bölümünün olmadığı caminin uygun alanlarda 16 bin kişilik kapasiteye kadar uygulanacak modelleri bulunuyor.

Projenin mimarı Hayati Binler, Türkiye’deki camilerde 15-20 civarında model bulunduğunu belirterek kendisinin cami mimarisine çağdaş bir yorum getirdiğini söyledi.

——

Ben daha bir şey demiyorum.

Umarım namazlar da çok hızlı kılınmıyordur. Nasıl bu minareye bu kadar yakın bina yapılmasına izin verilmiş ki. Tamam Beyazıt’ta sıkışık bir yerdedir. Galiba o logonun oraya konulmaması gerekir. Kaldırılsa iyi olur.

Neden mi? Cami imgemizin, minare ile özleştiğinden. Minaresiz olsaydı bu cami sorun olayacaktı. Bu kadar dibinde bina olsa bile.

Not: Amacımız Amerikan Emperyalizmi simgesinin islama ters olduğunu söylemek değil. İmgesel kodlarımızın minareyi etrafı görebilecek ve hakim olarak tahayyül etmesi yüzünden. Minareyi çalan kılıfını da uydururmuş deyimi oldukça uygun.

Kazakistan’un başkenti Astana’dan bir örnek.

Sayın Abdülkadir Çağlar’e teşekkür ederiz.

Nur Astana Camisi

Cami, Lübnanlı mimar Charles Hazifa tarafından tasarlandı.

Ana kubbe yüksekliği - 43 metre. Bu kadar devasa olması Kazakistan için garip değil tabii.

Çankaya Merkez Camisi,
Yıllar önce konuyu Sevgili Mimar Aslı Özbay Hanım açmışlardı, Arkitera Forum’da. Biz de müdahil olmak istedik ama o zaman gereğini yapıyordu. Bizi bilgilendiriyordu.
Yıkılacağı yönünde haberler çıkan ve Hayati Tabanlıoğlu tasarımı olup  olmadığı konusunda süren uzun tartışmaların ardından Çankaya Merkez  Camisi’nin son durumu netlik kazanıyor.
Çankaya Bükreş Sokak’ta yer alan 1961 tarihli, Hayati Tabanlıoğlu  tasarımı cami, çok nitelikli bir dönem yapısı olarak gösteriliyor.
Arsadaki konumlanışına, ölçeğine, malzeme kullanışına ve detaylarındaki  inceliğine kadar her detayın tasarlandığı belli olan caminin Hayati  Tabanlıoğlu tasarımı olup olmadığı tartışmaları hayli uzun sürmüştü.  Yıkılacağına dair söylentiler de bu nedenle büyük tartışma yaratmıştı.  Cami küçük olduğu için yıkılmak isteniyordu fakat görüşler yerine  yapılacak projenin alışveriş merkezi olacağı yönündeydi ve tartışmanın  temelini de bu görüşler oluşturmuştu.
Fakat sonunda beklenen haber geldi. Tabanlıoğlu Mimarlık’ın web  sitesinde yer alan açıklamaya göre, ofis Çankaya Merkez Camisi’nin  renovasyon projesini üstlendiklerini, Camiyi 21.yy’ın gereksinimlerine  ve kapasitesine göre yeniden ele alacaklarını belirtti.
Yukarıdaki bilgiler el emeği göz nuru değil, Arkitera.com’dan yani şu adresten çalıntı.
Ayrıca Aslı Özbay’la yapılmış ropörtajı da şuraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
Kısacası öncelikle Rahmetli Hayati Tabanlıoğlu’na sonra Tabanlıoğlu Mimarlık’a, sonra en hasından Sayın Aslı Özbay’a, bunu her yerde duyuran Arkitera ve editörlerine bu güzel durum için teşekkürlerimi sunuyorum.
Gökten düşen tüm elmalar da burayı okuyanlara, farkında olanlara gelsin.

Çankaya Merkez Camisi,

Yıllar önce konuyu Sevgili Mimar Aslı Özbay Hanım açmışlardı, Arkitera Forum’da. Biz de müdahil olmak istedik ama o zaman gereğini yapıyordu. Bizi bilgilendiriyordu.

Yıkılacağı yönünde haberler çıkan ve Hayati Tabanlıoğlu tasarımı olup olmadığı konusunda süren uzun tartışmaların ardından Çankaya Merkez Camisi’nin son durumu netlik kazanıyor.

Çankaya Bükreş Sokak’ta yer alan 1961 tarihli, Hayati Tabanlıoğlu tasarımı cami, çok nitelikli bir dönem yapısı olarak gösteriliyor.

Arsadaki konumlanışına, ölçeğine, malzeme kullanışına ve detaylarındaki inceliğine kadar her detayın tasarlandığı belli olan caminin Hayati Tabanlıoğlu tasarımı olup olmadığı tartışmaları hayli uzun sürmüştü. Yıkılacağına dair söylentiler de bu nedenle büyük tartışma yaratmıştı. Cami küçük olduğu için yıkılmak isteniyordu fakat görüşler yerine yapılacak projenin alışveriş merkezi olacağı yönündeydi ve tartışmanın temelini de bu görüşler oluşturmuştu.

Fakat sonunda beklenen haber geldi. Tabanlıoğlu Mimarlık’ın web sitesinde yer alan açıklamaya göre, ofis Çankaya Merkez Camisi’nin renovasyon projesini üstlendiklerini, Camiyi 21.yy’ın gereksinimlerine ve kapasitesine göre yeniden ele alacaklarını belirtti.

Yukarıdaki bilgiler el emeği göz nuru değil, Arkitera.com’dan yani şu adresten çalıntı.

Ayrıca Aslı Özbay’la yapılmış ropörtajı da şuraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kısacası öncelikle Rahmetli Hayati Tabanlıoğlu’na sonra Tabanlıoğlu Mimarlık’a, sonra en hasından Sayın Aslı Özbay’a, bunu her yerde duyuran Arkitera ve editörlerine bu güzel durum için teşekkürlerimi sunuyorum.

Gökten düşen tüm elmalar da burayı okuyanlara, farkında olanlara gelsin.

Özgüven Mimarlık, Tuzla Camisi.

Müteahhit: TOKİ

(Yine de not: Minarenin aleminin limon sıkacağı şeklinde olmamasını tercih ederdik.)

Türkiye’de Çağdaş Cami Mimarisinde Eğilimler

Arkitera’da bir haber yayınlandı.”22 Aralık Perşembe günü Doç. Dr. Kayahan Türkantoz’un Türkiye’de Çağdaş Cami Mimarisinde Eğilimler konulu konferans verilecek”

Şu anda 1126 km uzakta bulunduğumdan bu toplantıya gidemiyorum.

Arkitera Mimarlık Merkezi Editörlerinden Betül Atasoy’un haberinin linki ise şöyle. Tıklayınız

Müsaitseniz ve konu ile ilgili iseniz kaçırmayın.

Nevşehir 17.12.2012’de Acıgöl ilçesi Organize Sanayi Bölgesi’ndeki inşaatın enkazında 9 işçi kaldı. Kurtarma ekipleri, göçük altında kalan işçileri yaklaşık bir saat sonra kurtardı.

Göçük sonrası hastaneye kaldırılan 4 yaralıdan 1’i ise hayatını kaybetti.

Şimdi bu caminin neden bu kadar büyük olduğu ve statik projesinin yapılıp yapılmadığı, bir TUS’unun (Teknik Uygulama Sorumlusu) olup olmadığı. Daha kalıp çökmüşse, beton dökülünce ne olacağını. Dökülse donsa sonra içindekilerin ne olacağını soruyorum.

O ölen işçinin hayatının sorumluluğu kimde şimdi.

Sözde sıkı yapı denetçiliği vardı. Pekiyi vardır da. Ama camiler bundan muaf değil mi? Savcı kime soruşturma açacak. “Camide öldü diye şehit oldu” deyip geçecekler mi?

Şimdi biz Camigör! Ekibi olarak bu davayı takip etsek hatta biz de davacı olsak bize kızılır mı? Bize de tepki verirleri mi sorumlu olmayanlar.

Lütfen camilerinizi, mimara tasarlatınız, hatta gerekirse yarışma açınız. Sonra Statik, Mekanik ve Isıtma projelerini PARASI İLE profesyonel kişilere yaptırınız. Daha ucuza çıkar. Bir canın değerinden çok ucuzdur bu. Çok ucuz. Herkes işini sağlama alır. Sorumluluğunu bilir. Ona göre çalışır.

Yok! Olmazmış efendim. Neden? Belki mimar tam müslüman olmayabilirmiş! Ya statikçi tam inançlı değilse ne olacak? Tanıdık olmadan olmaz. Alnı secdeye değmeyen mimar cami tasarlayamazmış. 

Plan proje işi çok pahalıymış. Birine mahkum olunacağına kalfanın getirdiği fotokopi ile iş bitermiş. Gerek yokmuş yarışmaya mimara. Ya mimar ehli-müslim değilse? Eh bu kazada ölen işçiden daha mı pahalı olacaktı düzgün iş yaptırmak.

Şimdi nedir bu insan hayatından önemli olan. Açın Kur’an-ı Kerim’i bakın Allah’ın (c.c) verdiği hayatı, başkasının ihmali sonucu Allah’tan başkasının almasının cezası neymiş.

O ölen işçinin hakkını kim arayacak? Yaralıların mesela. Dernek mi?

Artık yeter.

Vallahi yeter.

Akhisar, Ayvaz Dede Camisi, Adnan Kazmaoğlu’nun müellifi olduğu camidir. Kare planın 45 derece döndürüp yukarı doğru daralması ile gövde ve kubbe formu oluşturulmuş.

Pencereleri ve genel olarak köşeli hali ile cepheden biraz “Robocop” tadı vermedi değil. Ama eleştiri olacaktır. Yine de tasarlanmıştır. Akhisar’ı iyi bir mimarla çalıştıkları için tebrik ederiz.

Etmesine de Türkiye’de ilk ve tek olan nedir onu anlamadık.

—-Alıntı—-

Akhisar Belediyesi Meclis Salonu fuaye salonunda tanıtılan Türkiye’de ilk ve tek olan cami maketi tanıtım programına Ayvaz Dede Camii Yaptırma, Yaşatma ve Koruma Derneği Başkanı ve diğer üyeler katıldı.

——

İlk ve tek olan cami maketi tanıtım programı ise ilk ve tek olan camigor! olarak, ilk kez ve tek olarak nutkumuz tutuldu diyemeyeceğiz zaten her gün oluyor bu.

Lütfen. Lütfen…

Güneşevler Camisi. Eski hali ve yerine yapılacak proje.

Nerededir, hangi şehirdedir bilemiyoruz. Ama “Gelen gideni aratır” derler ya. Söz bitti.

Palu İlçe Müftülüğü Sitesi’nden alıntıdır. Noktasına virgülüne hatta imla hatalarına dahi dokunmadık.
—- Alıntı —-
Palu Yeni Merkez Camisine Yakında Kavuşacak
Karakoçan depremi sırıasında ağır hasar gören Palu Merkez Hacı Ali  Uğur Cami, verilen yıkım kararı sonucunda geçen mart ayında yetkililer  tarafından yıktırılmıştı. Yapılan çalışmalar sonucunda adına dernek  kuruldu ve çevresindeki arsalar da alınarak biraz daha genişletilip  projesi hazırlandı. İnşallah en kısa zamanda temeli de atılacak.  yapımını üstlenen müteahit, 3 ayda kabasını bitireceğini taahut etti.
—-
Fotoğrafın Exif verisine göre Nokia 3210 Klasik ile çekilmiş bir foto bu proje. Minaresi neden yok bilinmez.

Palu İlçe Müftülüğü Sitesi’nden alıntıdır. Noktasına virgülüne hatta imla hatalarına dahi dokunmadık.

—- Alıntı —-

Palu Yeni Merkez Camisine Yakında Kavuşacak

Karakoçan depremi sırıasında ağır hasar gören Palu Merkez Hacı Ali Uğur Cami, verilen yıkım kararı sonucunda geçen mart ayında yetkililer tarafından yıktırılmıştı. Yapılan çalışmalar sonucunda adına dernek kuruldu ve çevresindeki arsalar da alınarak biraz daha genişletilip projesi hazırlandı. İnşallah en kısa zamanda temeli de atılacak. yapımını üstlenen müteahit, 3 ayda kabasını bitireceğini taahut etti.

—-

Fotoğrafın Exif verisine göre Nokia 3210 Klasik ile çekilmiş bir foto bu proje. Minaresi neden yok bilinmez.

  1. Camera: Nokia 3120classic

Önce gazete haberini sizinle paylaşmak istiyorum. Sonra da yorum yapacağım.

—-Alıntı—-

Trabzon Karşıyaka’da yapımına 2009′da başlanan Molla Halil Camii, tamamlanmadan tartışma yarattı.

Projede, Arap ülkelerinde kullanılan mimariden esinlenildi. Ancak vatandaşlar minareleri haça benzetince, bağışlar azaldı.

Molla Halil Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Mustafa Sağlam, ’35 cami yapımında dernek başkanlığı yaptım, hiç sorun çıkmadı. Hepsinde geleneksel mimari kullanılmıştı. Burası için Mısır’daki bir cami projesi örnek alındı. Ancak bazıları öndeki 2 minareyi haça, şadırvanın üzerini kiliseye benzetmiş. İnsanlarımız sabırsız, tamamlanınca haç şeklinde olmadığını anlayacaklar. Bir grup da para vermemek için bu gerekçeyi öne sürmüş’ dedi.

Afrika mimarisi

‘Cami yapıyorsan mimarisi uyumlu olmalı ya Osmanlı ya Selçuklu veya başka. Sırf modern olsun diye zorlama projeler yapılmamalı’ diyen Trabzon Müftüsü Veysel Çakı ‘Görüntüsü çok iyi değil. İyi hizmet vermesi önemli. Haça benzetenler öyle görmek istemiştir’ dedi.

A.Ü. İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulkadir Yılmaz da Afrika ülkelerindeki mimarinin kullanıldığını söyledi: İri, köşeli, kaba minareli camiler yapılıyor. Osmanlı’nın yaptıkları daha estetik. Haça benzetmek bakış açısıyla ilgili.

—-

Trabzon Müftümüz de bana sorarsanız yanlış beyanat vermiş. Kendisi mimar değil müftü. Bırakın mimariyi mimarlar düşünsün.

“Cami yapıyorsan, mimarisi uygun olmalı” demişler. Ancak geliniz görünüz ki neye uygun olmalı. Bu sitedeki camiler sevilen, sayılan, bağış yapılan camiler var nereleri neye uyumlu.

Kısacası Camigör Ekibi der ki; Mısır’dan Afrika’dan cami projesi almak da neyin nesi. Bu ülkenin mimarı yok mu? Neden mimara tasarlatılmaz, modern cami bu mu demek. Neden herkes bilip bilmeden konuşur ki?

Diyanet hemen işe el atmalıdır. Hemen. Zaten niyetleri var. Deprem ülkesindeyiz. Kimse kafasına göre hele hele Afrika’dan oradan buradan alınma projelerle iş yapmamalı. Projesiz statiksiz cami inşa edilmemelidir.

Yine Beykoz Müftülüğü Sitesi’nden.
Çiftehavuzlar Camisi. Yukarıdaki hesap numarasına bağışlar kabul edilmektedir.

Yine Beykoz Müftülüğü Sitesi’nden.

Çiftehavuzlar Camisi. Yukarıdaki hesap numarasına bağışlar kabul edilmektedir.